SANMAK

 Sanmak, altı harf iki heceden oluşan çok kısa bir kelime gibi gözükse de aslında içerisinde milyonlarca hikâye barındıran, birçok insanı en sevdiği tarafından şiddetli bir şekilde hayal kırıklığına uğratan kelimedir. Değişir sanmak, fark eder sanmak, anlaşılırım sanmak, seviyor sanmak... İnsan, sabrettikçe tükeniyor, görmezden geldikçe de görünmüyor. Peki ya sandıkça ne olur, hiç düşündünüz mü? Hayatımızda birçok olaylara fark etmez, bir şey olmaz, boş ver gözüyle bakarız. Ve tüm bu bakış açılarının altında sandığımız olayların sonuçları yatar. Bir şey olmadı sanarsın ama bunu bile düşünürken sanarsın. Oysaki sanmakla kalırsın. Gözlerin yaşlarla tepki verir. Bu, sandığın an yaş akıtarak yaşadığın arınma halidir.Ya daha sonraları? Daha sonraları da bedeninin farklı bölgeleri sinyal vererek arınır. Çünkü yaşadığın o sanmak durumunu bir şekilde vücudundan uzaklaştırmak için uğraşır. İşte sen de bunu hastalık sanarsın. Binevi savunma mekanizması da denilebilir. Bir şey sanmak durumuna müsaitse duygularını ve mantığını o duruma meşgul tut. Hiçbir zaman açma. Ve yükmüş gibi hissettiren insanı, yokluğunla baş başa bırakarak hiçmiş gibi hissettir. Doğru yer, doğru insan, doğru zaman; doğru hissettirir.

Yorumlar

Popüler Yayınlar