Kayıtlar

BİRİKİMLERİN PUSULASI

 Geçen şu zamanda neler yapacağından çok neler yaptığın önemli diye düşünüyorum. Çünkü yaptıkların zaten yapacaklarının teminatı değil midir? İnsan,üzerine ekleyerek biriktirir ve sonucunda birikimiyle hayatına yön verir. Yaşananlar, duygular, anılar, acılar hepsi birer yönünü bulmaya yardımcı unsurlardır. Ne yaşarsan, ne biriktirsen ne görürsen atacağını adımın belirlenir. 'Her şey olacağına varır,"sözü de bu duruma biraz karşıt oluşturmaktadır. Bir yanda yaşadıkların yön veriyor diğer yandan ise olacak olana doğru ilerler sonucuna varıyoruz. Her iki durum da olabiliyor işte. Doyasıya eğlenmek, gülmek, anın tadını çıkarmak, elindekinin kıymeti bilmek hayatın anlam kaynaklarıdır. Pozitif bakmak ruha doğru yapılan bir olumlamadır. Enerjin olumlu olduğu sürece ruhun da ona uyum sağlar. Bu durum da yaşayacaklarının olacağına varırlığının iyi olması yönünden emin kılmaya zemin hazırlar. Tüm bunların yanında dik durmak da oldukça önemli ve gerekli bir özelliktir. Her şeye rağmen he...

ALTI HARFLİK YANILSAMA ANATOMİSİ

 Sanmak, altı harf iki heceden oluşan çok kısa bir kelime gibi gözükse de aslında içerisinde milyonlarca hikâye barındıran, birçok insanı en sevdiği tarafından şiddetli bir şekilde hayal kırıklığına uğratan kelimedir. Değişir sanmak, fark eder sanmak, anlaşılırım sanmak, seviyor sanmak... İnsan, sabrettikçe tükeniyor, görmezden geldikçe de görünmüyor. Peki ya sandıkça ne olur, hiç düşündünüz mü? Hayatımızda birçok olaylara fark etmez, bir şey olmaz, boş ver gözüyle bakarız. Ve tüm bu bakış açılarının altında sandığımız olayların sonuçları yatar. Bir şey olmadı sanarsın ama bunu bile düşünürken sanarsın. Oysaki sanmakla kalırsın. Gözlerin yaşlarla tepki verir. Bu, sandığın an yaş akıtarak yaşadığın arınma halidir.Ya daha sonraları? Daha sonraları da bedeninin farklı bölgeleri sinyal vererek arınır. Çünkü yaşadığın o sanmak durumunu bir şekilde vücudundan uzaklaştırmak için uğraşır. İşte sen de bunu hastalık sanarsın. Binevi savunma mekanizması da denilebilir. Bir şey sanmak durumuna...

TATLI ŞİRİN İBRADI

 Selamlaaaarr. Bugün sizlere güzel Antalyamın tatlı mı tatlı şirin mi şirin İbradı ilçesini anlatacağım. ( Yalnız kelimelere  dökerek güzelliği yetersiz kalacağı için bence imkânınız var ise gidin görün derim. Bu da benden minik bir tavsiye.)  İbradı, Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde, Antalya iline bağlı tarihi ve doğal güzellikleriyle ünlü bir ilçedir. Toros Dağları'nın eteklerinde yer alan İbradı; serin yaylaları, temiz havası ve sakin yaşamıyla dikkat çeker. İlçe, el değmemiş doğası, tarihi taş evleri ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkar. İlçe, bana göre minik bir kasabayı andırmaktadır. İlçede ün salmış Arapastı Kestanesi ağacı 1000- 1100 yaşlarında olduğu tahmin edilmektedir. Yaşının çokluğu ağacın büyüklüğü ile doğru orantılıdır.  Eğer güzelim İbradıyı ziyaret etmek isterseniz bu ağacı da mutlaka görmenizi ve hikâyesini okumanızı tavsiye ederim. Ağaç hakkında bilgi ve şaşırtıcı hikâyesi ağacın bulunduğu yerde mevcuttur.  Engebeli yerlere yapılan evle...

ZİHNİ GÖRÜNÜR KILMAK

 Bir şeyler canınızı sıkmaya başladığında ne yaparsınız? Ben hemen elbise dolabımdaki kıyafetlerimi bozup baştan düzeltirim. Ya da yazı yazarım. Yani kafamın karışıklığını toplayıp belli bir düzene sokamasam bile kıyafetlerle telafisini yapıyorum. Somut bir şey olmadıktan sonra tam anlamıyla kafa karışıklığımın düzeldiğini anlayamıyorum. Yazı yazarak da aslında aklımdan geçen her kelimeyi, cümleyi kağıda aktarıyorum. Aksi takdirde aklımda olan şeyleri önümde göremiyorum. Belki de insan önünde yazılı bir şey olmadığı için kafasında bir sürü soru işaretleri yer alıyor. Oysaki her şey kağıt ve kaleme bakıyor.   Duygular yönünden de bir şeyler yazmak oldukça faydalı geliyor bana. Örneğin bir insanı hayatınızdan silip atmak istiyorsunuz ama yapamıyorsanız başlayın kağıda yazmaya. O insanın sizin için yaptığı ya da davranışları karşısında sizde nasıl bir duygu durumu yarattığını olumlu ve olumsuz şekilde yazın. Eğer olumsuz taraf ağırlık veriyorsa anında silip atın. Çünkü insanlar g...

SERİK

 Merhabalar.  Bu blogumda sizlere Antalya'nın Serik ilçesini tanıtacağım. Serik, Antalya ilinin önemli bir turizm merkezidir. İlçede Akdeniz iklimi görülmektedir. Yazları  sıcak ve kurak; kışları ılık ve yağışlı geçmektedir. Bu iklimin sonucu olarak bitki örtüsü makidir. Dağlık kesimlerinde hayvancılık, ormancılık yapılmaktadır. Seracılık da oldukça yaygındır. İlçenin kuzeyinde batı Toros Dağları yükselmeye başlar. İlçenin Belek, Kadriye, Boğazkent mahallelerinde turizm ön plana çıkmaktadır. İlçe, turizm, hayvancılık, seracılık meslekleriyle çeşitlilik sunmaktadır. Önemli Yerler Serik'in dünyaca bilinen tarihi yerlerinden birisi Aspendos, antik tiyatrosu ile meşhur bir antik kenttir. Antik tiyatro, Anadolu'daki Roma tiyatrolarının günümüze sahnesi ile ulaşabilen en eski ve sağlam bir örneğidir. Mimari Aspendos'lu Theodorus'un oğlu Zenondur. Tiyatronun ortasında yere metal bir para atıldığında üst sıralardan bile sesinin duyulduğu  dünyanın akustik olarak en iyi tiya...

ESKİYE Mİ, İNSANLIĞA MI?

 İnsan eskileri mi özlüyor yoksa eskiden var olan insanlığı mı özlüyor? Bence bu soruların cevabı kişiden kişiye değişir. Ama bana göre her ikisi de birbiriyle bağlantılı olduğu için ikisini de özlüyor. Hani bazen eskiden yaşanan bir olayı hatırlayınca insan der ya "Şimdi ki aklım olsaydı." Aslında zaman geçtikçe insanın düşünceleri ve olaylara karşı verdiği tepkiler de değişiyor. Bu nedenle her yeni gün yeni bir ben olarak karşımıza çıkıyor. Eski ve yeni tezatlığı yıllardır süregelmekte ve devam etmektedir. Büyüklerimizin de şöyle bir sözü vardır: "Nerede o eski bayramlar." Yani sadece düşünceler ve kişilik yönüyle kalmıyor insan bayramın bile eskisini istiyor. Her şey sadeyken, basitken, beraberken anlamlı olduğunun bir kez daha farkına varılıyor. Ben de isterdim ki her şey ilk zamanlarda ki olduğu gibi kalmalı. Ama görüyorum ki ne insanlar ne bayramlar ne de düşünceler ilk zamanlarda olduğu gibi kalmıyor. Yaşayarak öğrenmiş oldum. Zaman sanki tren yolcular da bir...

İNSANLIĞA İNSANLIK KATMAK

 Merhabalar. Bu blogumda bir yerleri tanıtmayacak ve tavsiye vermeyeceğim. Daha çok duygulardan, hislerden, tecrübelerden, hayattan bahsedeceğim.     Hayat, karmaşa silsilesidir. İçinde ne ararsan vardır. Bir dakika önce gülerken bir dakika sonra ağlayabiliyor insan. Ya da hayatın cilvesi mi desem ne desem bilemedim. Yaşanmışlıklar da insanlara bir adım attıran ya da bazen olduğu yerde saydıran deneyimlerdir. Ama bazen olduğun yerden saymak da insana çok şey katıyor. Bir sonraki adımını daha dikkatli atmanı sağlıyor. Ya da aynı şeye adım atmamanı.       Kısaca hayat, yaşanmışlıklar, duygular, hisler insanı insan yapan şeylerdir. Bazen emin adımlarla ilerleyip bazen de hata yapıp tökezleyerek insanlığımıza insanlık katmaya devam ediyoruz. Tabii insanlığa insanlık katarak devam etmek büyük başarı. Değilse ilerlemek sadece kelimede kalır. Hayata geçirilmez. Biz kelimede kalmayarak hayata geçirerek ilerlemeye devam edelim;)